7 Oca 2010

54.dosya : Resmi tezler itirafçıların kaderinde zorunlu bir yoldur



İtirafçı Engin Erkiner derin görevlerini sürdürüyor. Hatay davasını diline dolamış, bilmeden konuşuyor. Bu konuda üç satırlık bir bilgisi yok, okumamış ama kin okumaya gerek bırakmıyor...



Bilgi üç beş satırda kara çalmak değildir, şüphe üflemek ise hiç değildir; özellikle bunu aptal bir itirafçı yapıyorsa altında mutlaka bir derin devlet ilişkisi olduğu bilinmelidir. Konuyla ilgili bilgisizliği ihbarla sürdürmenin başka anlamı da yoktur.



Hatay davası bir gerçektir ve bu gerçek ortak ülkemizin özgürlük ve demokrasi mücadelesine katılmalıdır. Kürtlere reva görülen on yılların ötelenmişliği, başkalarına yaptırım olarak dayatılmamalıdır. Ortak ülkemiz birimizin değil hepimizin olduğunu, farklılıklarımızın bir zenginlik olduğunu ancak böylece algılar gereğini yaparız. Hatay davasını inkar eden Kürt davasına asla inanmayan bir bölücüdür; Kürt davasının bu günkü büyüklüğü karşısında ezik ve sesiz kalmaya mahkum olan milliyetçiliğini Hatay davasının yükselişine karşı kusmak isteyen kirli bir ırkçılıktır.



Haklı davaları sesleri oranında değerlendirecek olursak Türkiye’de Ermenilerin konuşamamaları nedeniyle haklı bir davaları olmadığı sonucuna varmak ise komik bile değildir. Kaldı ki Hatay Arap halkı kimlik haklarını ortak ülke kapsamında düşünüyor olmasını bir zayıflık telakki etmek ise provakatif bir yaklaşımdır. Bu da bu tür itirafçıların işi olduğu bilinmektedir. Resmi tezi savunmak, Doğu perinçek’le dün olduğu gibi bu gün de İtirafçılara nasip olması tesadüf değildir.



Ortak ülkemiz gerçekliğinde Hatay sorunu, Arap halkın kimlik özgürlüğü sorunudur, toprak sorunu değildir. Bunu kavrama düzeyi olmayan aptalların bu konuda sözü olamaz. Ülkemiz demokrasi mücadelesine yeni manivelaların oluşumunu engellemek isteyen derin devlet bu gerçeği ters yüz ederek "kökü dışarıda" suçlamalarını kuklalarına söyletmesi bir aczin ifadesidir. Şehitler Haftasının son gününe denk getirilen bir kuklanın yazısı ise, Doğu Perinçek çizgisinin kime miras kaldığını yeterince göstermektedir. İç sorunları bu söylemlerle bir dış soruna çevirerek milliyetçilikten nemalanmak isteyenlerin hikayesi, Kürt sorununda yeterince açık hale gelmiştir: Bu oyun artık tutmayacaktır. İç sorunlarımızı örtmek için kimse "kökü dışarıda" söylemlerine sarılmasın...



Özel harp dairesinin kuklaları elbette var olan davaları ve sorunları yok sayacaktır. Bölücülük yapacaktır. Kürt sorununda vardığımız noktanın özel harp dairesi gibi kirli öbeklerin ilgisini anlatmaya bile gerek yoktur. Buyurun "Hatay Davası"nı en kapsamlı haliyle ve akademik olarak ele alan yazıyı birlikte okuyup öyle karar verelim.




Selamlarımla.
30 Kasım 2008
Şerif Yılmaz"