7 Oca 2010

131.dosya :ACİLCİLERİN TÜZÜĞÜ VE BİR UTANMAZ ADAM



1.kongrenin onayladığı THKP-C (Acilciler) tüzüğü. Bu tüzük bizim onurumuz ve gururumuzdur. Ölüm hükmü olmayan ülkemizin ve belki de dünyanın tek illegal örgüt tüzüğüdür. Bu tüzük Acilcilerin uğruna demokrasi mücadelesini yükselttikleri örgütün kurum ve kurallarının işleyiş mekanizmasıdır. Acilcilik de tastamam buradadır. Dikkatli bir gözlemci tüzük üzerindeki soğuk kabartma mührü de görecektir. Bu özel bir işarettir. Bunun konusu ise burada değildir.






Şerif Yılmaz

10 Aralık 2009



Bu kez de tüzük diye tutturdu. Amacı Acilcilerin tüzüğünün olup olmadığı değil, başka…



Birazdan bu amacı öğreneceksiniz. Sinsiliğin, devrim düşmanlığının, devrimci avına çıkmış zalim kurguların ve devlet adına görevli olmanın ince sanatına tanık olacaksınız. Hasan Balcıoğlu’nun bu tartışmalardaki yerini daha iyi anlayacaksınız...



Belgelerle yüzüne vurulan şamarların utancını taşımadan. adam bu kez :



"Bağlayıcı hukuk açısından program dedik ya Tüzük. Yani Mihrac Ural’ın bulup kapak resmini dahi gönderemediği tüzük."



"Tüzüğü sonra göndereceğiz ya da bilahare dediklerine göre demek ki ellerinde tüzük namına bir şey yok." ( Hasan Balcıoğlu "Acilciler örgüt programı.." adlı yazısı "



Şimdi de tüzük…



Bir iki gün önce başka bir şey tutturmuştu; hatırlayalım.



MİT üflemeli Gazete kupürü fotoğrafları yayınlayacağı tehdidini yapıyordu. Aptal, bu fotoğrafları örgütümüz 18 yıl önce “THKP-C (Acilciler) KONFERANS BELGELERİ” broşüründe 1 Mayıs 1991’de, Cephe yayınları No:52’de yayınlamıştı. O gün her fotoğrafın altına da burjuva basına MİT’in üflemeleriyle oluşturulan ve tüm devrimcileri suçlayan bu yayınlara cevap verilmişti. Bunu “Fotoğraflarla tehdit komedisi…” başlıklı yazımla cevap vermiştim. Bu ahlaksızın tehdidini suratına bir şamar gibi geri çevirdim. Oralı olmadı. Özür diye bir algısı olmadığından, varsa okurları, onlara bu yolla yaptığı hakaretlerden beis görmüyordu.



Etik olmayan her yerde Hasan Balcıoğlu’nu bulabilirsiniz. “Acilciler acımasız iç savaşla daha çok kırılsın, tartışmalara karışmayanlar bile vuruşsun” çabasındadır. Ama aptalın bilmediği bir şey var: O da Acilciler’dir. O Polis İşbirlikçisi itirafçı Engin Erkiner'i ve MİT ajanı İbrahim

Yalçın’ı Acilci sanıyor. Yanılgısı da bu. Yanılgısı da değil, görevi.



Görevli olduğunu birazdan ispat edecek, göstereceğiz...



Dost düşman bilsin, Acilciler birbiriyle hiç bir zaman vuruşmayacak, kavga etmeyecek, yolları siyasi açıdan ayrılsa da 19 Ağustos 1977 İstanbul yakalanmalarından sonra var olan ve yükselen tüm Acılciler, birbirlerinin görüşlerine saygıyla yaklaşacaktır. Acilcilerin dışa ifşa olacak bir tartışmaları yoktur, gerekli tartışmalarını da kurumlarında yapacaktır.



Bugün tanık olduğunuz şey -27 yıldır Acil dışı olan- 27 yıl önce TKEP'e kaçıp bu örgütü tasfiye edenlerin bu gün geldikleri yerdeki polis işbirlikçisi tutumlarla ihbarcılık ve tasfiyecilik saldırılarıdır, karalama ve şaibe yaygaracılığıdır, devrimci hareketi kirletme ve onu küçük düşürme edepsizliğidir.



Kimilerinin iyi niyetle sandığı gibi "acımasız bir iç savaş" değildir. Tam tersine, Acilcilere yönelen ahlaksız saldırı ve buna karşı direnmedir.



Erdemsiz Hasan’ın "Gazete fotoğrafları" tehdidi 18 yıl gecikmeli geldi.



Ardından "Acilcilerin programı yok" diye buyurdu zerzüşt (zerdüşt değil, bu Antakyalıca bir kelime döküntü anlamına gelir. Mezbele gibi). 1.Kongrenin onayladığı “Geçiş Dönemi Devrim Hedeflerimiz” başlıklı örgüt programını yayınlandım. Bu da suratına bir şamar gibi indi. “Yerin dibine batacaktı”; ama onun döner bir dolap olduğunu biliyoruz, “ortalık oğlanı” olmak kolay değil…



Acilciler, 1. Kongresi 21 Kasım - 1 Aralık 1986 da bağlandı. Mihrac Ural yoldaşın kaleme aldığı programını onayladı. O günün dünya, bölge ve ülke koşullarının verileriyle bu görevi yerine getirdi. Ardından Ortadoğu Konferansı'nı bağladı (1 Mayıs 1991). Parti tecrübesi olmayanların bilmekte zorlanacakları bir gerçek de budur. Hayatında hiçbir zaman kurumsal bir algı sahibi olmayan bu kirli şahıs, iki kongre arası değişimlere konferansların getirdiği çözümleri de bilemez.



Örgütümüzün Orta Doğu’da gerçekleştirdiği konferans, o günün dünya, bölge ve ülke değişimlerini, gelişmelerini ve bütünsel verilerin birbiriyle bağlamını ortaya koyarak önermelerini, 2. kongreye sunmak üzere gerekçeli kararlarıyla belirledi. Bütün bilgiler, TKP-B döküntüsü bir ahlaksız olan Hasan Balcıoğlu’nun doğal olarak bilmeyeceği konferans belgelerinde madde madde yazılıdır.



Konferanslar ve kararları ciddi her örgütün bağlayıcı hükümlerini karara bağlar. Onun önermeleri, resmi örgüt önermeleridir. Bilgisizlere bu kadarı yeter…



Amma, Utanmaz bir adamı nasıl utandırabilirsiniz ki...



Bir de her taşın altında Mihrac Ural’ı bulma sendromları var bu kirli cemaatin; tüm yazılar onun, her şeyi o yaptı, her yerde o var…



Bre ahmaklar, bilmiyor musunuz hepimiz bir Mihrac Ural’ız…



Hepimiz bir Acilciyiz…



Hele siz yazacak diğerlerini de bekleyin bir neler göreceksiniz…



Ya siz kimsiniz kimin adına buralardasınız ona bakın…



Gelelim zurnanın son deliğine.



Adam görev yapıyor diyoruz.. Tekrar, tekrar iddia ediyoruz, adam görev yapıyor. Duymayan kalmasın, Hasan Balcıoğlu görevlidir… Bu üçlünün bir araya gelişi tesadüf değildir…



Şimdi de “örgüt tüzüğü” diye tutturdu… “ellerinde tüzük namına bir şey yok” diyor. Bu akıl almaz ısrar neyin nesidir ? Bilen varsa söylesin…



Acilcilerin tüzüğü olduğunu çok iyi biliyor ama ısrarla Tüzüğü gösterin diyor. İşte ifa etmek istediği görev de tastamam budur.



Programlarını ortaya çıkarttık diye ellerini ovuşturuyor, sıra tüzükte. Bunu da çıkarırlarsa tamamdır.



Bilin bakalım. Tamam olan nedir?



Tamamlanacak olan, Hasan Balcıoğlu’nun görevidir. Programıyla, tüzüğüyle, resmi ilan ve fotoğraflarıyla, ortalıkta illegal bir örgüt olduğuna göre, buna mensup olan ve ülkede bulunan ya da ülkeye dönecek olanlara karşı Hasan Balcıoğlu’nun devleti, rahatlıkla dava açabilir; bu sinsi yılanın kışkırtmalarıyla ortaya serilen verilere dayanılarak Acilcilere bindirme yapılabilir. İşte Hasan Balcıoğlu buna oynuyor:



Bu bir görevdir beyler, tastamam bir görevdir. Kurnazca, sinsice, Polis işbirlikçisi Engin, MİT ajanı İbrahim Yalçın ve görevli Hasan Balcıoğlu birlikte şeytan üçgeni böylece kuruluyor.



Tüm çabaları ihbar yaptıkları Doğu Perinçek'in boşluğunu doldurmaktır.



Dinle bre Hasan, sana da senin gibi kukla ortaklarına da devletine de bir şamar gibi işte Acilciler’in programı, bu da yetmezse işte Acilciler’in tüzüğü diyoruz…



Acilciler, doğruları uğruna dik durarak, ömürlerini işkencede, zindanda ve sürgünde tükettiler, senin gibi görevlilerin karşısında direndiler, onurla geçmişlerini taşıdılar. Bu örgüt ne senden ne de devletinden korkmayan yiğitlerin, kahramanların örgütüdür. Sen bunları bilme şansı olmayan bir mahalledensin, utan artık ve sus...